◊ huzursuzluk

İşte bence çok önemli bir tavsiye daha. Biz büyükler hep farklılık ararız, monotonluktan sıkılırız ya, bebekler için tam tersi. Onlar değişiklikten huzursuz oluyor.

Örneğin yemek saatleri, uyku saatleri. Yani bir okul disiplininde kendinize saatler belirleyin. Öğle yemeği 12.30, uyku 14.00, akşam 21.30 uyku gibi… Sizin programınıza nasıl uyuyorsa. O programı bir kez yaptığınızda bir daha asla değiştirmeyin, olabildiğince kendi programınızı ona uydurun. Evet zor, sizin de bir hayatınız var biliyorum. Ama bebekler böyle düzenli yaşadıklarında ne zaman neyle karşılaşacaklarını biliyor ve o zaman huzursuzlukları çok çok azalıyor.

3 thoughts on “◊ huzursuzluk

  1. Bebeklerin 3-5 aydan sonraki ara ara uyanıp huysuzluk etmeleri özelliklede çığlık çığlığa ağlamalarının sebebi; yanlarında annelerinin olduğunu bilerek uykuya dalmalarıdır.(anne çocuğunu ayağında, kucağında vs. yatırıyorsa)çocuk uyku sırasında uyandığında uykuya dalarken yanında olan annesini görmediğinden korkuya kapılıp ağlıyor, tavsiyem yatağına bırakılarak uykuya dalmasına alıştırılmasıdır. Ayrıca çocuğa güven aşılamak için anne zaman zaman saklambaç oynar gibi çocuğa görünüp saklanması

  2. Didem’in gelişiminde bize destek olması için yılda bir kez psikoloğa gidiyoruz. Şimdiye kadar 2 kez gittik ve çok faydalı bilgiler öğrendim. 2 yaş dönemi için edindiğim bu bilgileri aktarmak istedim. Ben çok faydasını gördüm.

    1) Çocuğunuza YAPMA / ETME demeyin: Derseniz zaten mutlaka yapacaktır. Burada önemli konu YAPILMAZ denmesi ve çocuğunuza alternatif sunulmasıdır.

    Örneğin duvarları ya da yerleri boyamak isteyen bir çocuğunuz varsa ismiyle hitap ederek ‘Duvarlar boyanmaz’ diyerek ona alternatif sunun ‘ ama bu resim defterini boyayabilirsin’ ya da duvarın bir bölümüne bir karton asabilir ve ‘ ama duvardaki bu bölümü boyayabilirsin’ diyebilirsiniz. İzinli bir alternatife çocuğunuz hayır demeyecektir.

    2) 2 yaş dönemi çocuğunuzun karakterini ispatlama dönemi imiş. bu nedenle bazen 2,5 yaşına bazen de 3 yaşına kadar kendilerini çeşitli şekillerde ispatlama çabası olabilirmiş. Örneğin yemek yememe, uyumama, giyineme. Didem de bu durum giyinmeme olarak baş göstermişti 26 aylıkken. Öneri şu : SAHNEYİ DEĞİŞTİRİN.
    Hep anne giydiyorsa, baba denesin. hep odasında giydiriyorsanız, farklı bir yerde giydirin. Amaç kafasındaki koşullanmayı kırmak. biz artık çoğunlukla kapının tam önünde çıkmaya 30 sn kala giydiriyoruz Didem’i 🙂 Bir de oyuna çevirmek çok faydalı. Örneğin, kim kolunu daha yukarı kaldırabilir? ben… ben… hooop bir kol, sonra da diğeri vb.

    3) Çocuğunuza sınırlı konuda HAYIR deyin : Her konuda hayır denirse anlamı kalmıyor. Ama hayır olan konu gerçekten hayır olsun ve asla geri dönüş yapmayın. Kesin hayır olan konuda sadece 1 kez hayır deyin, tekrarlamayın. Sonrasında ağlarsa da ağlamasına tutturmasına izin verin. max 10 dk. ağlıyorlar. Sonra hiçbirşey olmamış gibi devam ediyorlar 🙂

    4) Yine bu dönem obsesif dönem imiş. Herhangi bir yemeğe, oyuncağa, kıyafete ya da kişiye obsesif olabiliyorlarmış. Sabırlı olun ve bu dönemi yaşamasına izin verin. Örneğin Didem 1 keresinde 3 gün aynı ‘Hello Kity’li’ tişörtüyle dolaştı. Üstelemedim, sonunda çıkarttı.

  3. Bebeğinizin gazı olduğunda ve huysuzlandığında, Rezene çayı birebir. Günde 3 defa, 30’ar ml lik verilebilir. Her 30 ml ye yarım çay kaşığı o hazır satılan bebekler için rezene çayından kullanabilirsiniz. Ben Milupa marka kullanıyorum, tavsiye ederim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s